(2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde 147.111.817 liranın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 145.619.313 liranın tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada telefon borcunun ödenmemesi nedeniyle yapılan takibe itirazın iptali istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı takibe itirazında telefon aboneliğini 30.10.1997 tarihinde Mehmet Baybür'e devrettiğini ve borcu olmadığını bildirmiştir.
Dosya kapsamından davacı şirketin davalı ile Türk Telekom arasında 1997 yılında kurulan abonelik sözleşmesini 1998 yılında Türk Telekom ile aralarında yapılan devir sözleşmesi ile devraldığı, davalının da bu tarihten önce aboneliğini Mehmet Baybür' e devretmek istediğine ilişkin olarak Türk Telekom'a başvuruda bulunduğu, takip konusu borcun 1998-1999 dönemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece davalının savunması doğrultusunda telefon aboneliğinin Mehmet Baybür adına devam edip-etmediği hususunun (abone dosyası vb. belgelerden) araştırılarak tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy