(1086 S. K. m. 275)
Dava: Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı tutularak 30.000.000.000 lira Ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Dava dilekçesinde, davalı bakanlığın kamulaştırma yapmaksızın davalılara ait taşınmazı kullandığı iddia edilerek ecrimisil talep edilmiş mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiştir.
Ecrimisil, kötü niyetli şagilin ödemekle sorumlu olduğu tazminat miktarı olup, en azı kira geliri en çoğu ise, tam kar yoksunluğudur.
Haksız fiil benzeri olan ecrimisil davalarında, davacının taşınmazın haksız olarak kullanıldığını ispatlanması yanında, zararın miktarını da kanıtlaması gerekir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, Kasaptaşı parkı içinde bulunan halı sahanın 2002 yılı kira parası esas alınmış ve bu emsalin dava konusu taşınmaza 1 km uzaklıkta olmasına rağmen aynı nitelikte ve değerde olduğu belirtilmiştir.
HUMK. nun 275 ve devamı maddeleri gereğince, hakim çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi hazırlamış olduğu raporun dayanaklarını göstermek zorundadır. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilebileceği gibi, denetimi de mümkün olur.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, ecrimisil hesabına esas alınan tek emsalin dava konusu taşınmaza 1 km uzaklıkta olduğu açıklanmış olmasına rağmen, taşınmazların şehir ve ticaret merkezine olan uzaklıkları, etrafındaki taşınmazların ne şekilde kullanıldıkları ve diğer özelliklerinden bahsedilmeksizin aynı değerde oldukları açıklanmıştır.
Bundan ayrı emsalin, dava açılmasından sonraki 1.1.2002 tarihindeki kira parası dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır.
Taşınmazın ecrimisil talep edilen tarihlerdeki getirebileceği kira parası hesaplamaya esas alınması gerektiğinden, bu tarihten sonraki kira parasının emsal olma özelliği bulunmamaktadır. O halde bu emsale göre alacak hesabı yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulamaz.
Boş arsa niteliğinde olan taşınmazın mutad olarak halı saha şeklinde kullanıldığına dair dosyada delil bulunmamaktadır. Bu nedenle bilirkişilerce tek emsal olarak kabul edilen halı sahanın kira parasına eşit olacak şekilde ecrimisil hesabı yapılmış olması yerleşmiş uygulamaya aykırıdır.
O halde mahkemece, davacının zararın miktarını kanıtlama yükümlülüğü bulunduğu da göz önünde bulundurularak, dava konusu taşınmaza emsal olabilecek taşınmazların kira sözleşmeleri (geçerlilikleri yönünden gerekli inceleme de yapılmak suretiyle) incelenerek dayanakları da gösterilmek suretiyle hazırlanacak bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmalıdır.
Yeterli olmayan rapora göre hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy