(4721 S. K. m. 364) (1086 S. K. m. 74, 95)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Davada, iki çocuk için önceki iştirak nafakasının artırılarak ödenmesi istenilmiş; mahkemece küçük Betül yönünden istemin kısmen kabulüne, sair çocuk için ise dava gününde reşit olduğu öğrenime devam etmediği gerekçesiyle nafaka talebinin reddine karar verilmiştir.
HUMK. nun 74. maddesi gereğince hakim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Aynı biçimde hakim, bir davada yalnızca tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve netice-i talepleri ile bağlı olup, dayandıkları yasa hükümleriyle ve onların tavsifleriyle bağlı değildir. Dolayısı ile olayları izah taraflara, uyuşmazlıktaki uygulanacak kanunları belirlemek ve hukuki nitelendirmede bulunarak Hakime ilişkin bir görevdir. 4.6.1958 gün; 15/6 s. YİBK).
Somut olayda her ne kadar davacılardan Burak için de iştirak nafakasının artırılması isteminde bulunulmuş ise de bu davacının reşit olduğu ve adına ayrıca vekaletname verilerek nafaka talebinde bulunulduğu gözetildiğinde istemin, 4721 s. TMK.nun 364. maddesinde belirlenen yardım nafakası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısı ile davanın Burak yönünden iştirak nafakasının artırılması olarak nitelendirilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, davacı vekili tarafından sunulan belgelere göre de, Burak'ın üniversite hazırlık kursuna katıldığı böylece eğitim sürecinin devam ettiği gözetildiğinde davalının böylece eğitim sürecinin devam ettiği gözetildiğinde davalının nafaka ile yükümlü olduğu dikkate alınmadan istemin reddine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
Kaldı ki davalının Burak yönünden nafaka istemini kısmen kabulü (50.000.000 TL) de bulunduğu durumda talebin tümüyle reddi kanuna uygun görülmemiştir (HUMK. md.95).
Kabule göre de; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, günün ekonomik koşullar ve özellikle küçük Betül'ün yaş ve de eğitim düzeyi değerlendirildiğinde hükmedilen nafaka miktarı az olup MK. nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine 17.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy