(4721 S. K. m. 693)
Dava: Dava dilekçesinde 3.487.500.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile müvekkilinin babası ve karşı tarafın kocası olan Ahmet'in 01.09.1998 tarihinde vefat ettiğini, murisin ½ hissesine sahip olduğu daireden dolayı müvekkiline hisse düşmüş olmasına rağmen, davalının taşınmazda tek başına oturduğunu ve herhangi bir kira (ecrimisil) ödemediğini, bu nedenle 25.06.2001 tarihinde ihtarname çektiklerini, ihtara rağmen, davalının hiçbir ödemede bulunmadığını iddia ederek 3.487.500.000 TL ecrimisilin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı çektiği Ankara 41. Noterliğinin 25.06.2001 tarih ve 23662 numaralı ihtarı ile kira talep etmiştir. Taraflar ihtar keşide edilmeden önce iştirak halinde maliktir. Davacı kendisine isabet eden taşınmaz hissesini sattıktan sonra ihtar keşide etmiştir. İntifadan men koşulu gerçekleşmiş olmadığından talep yerinde olmayıp davanın reddi gerekmiştir gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Ecrimisile konu edilen taşınmazda taraflar paydaştır. Paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de; ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası ise, yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir. Bu koşul dava şartı niteliğinde olduğundan gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece resen araştırılarak saptanması gerekir.
Dosya arasında mevcut Ankara 10. asliye hukuk Mahkemesinin 1999/296 Esas, 2000/213 Karar sayılı Tapu İptali ve Tescil dosyasındaki dava dilekçesinde; davacı vekili davalı üzerinde kayıtlı olan ½ hissenin, muvazaalı satışı nedeniyle iptalini istediği gibi, ayrıca müvekkilinin miras hakkının doğum tarihinden itibaren, taşınmaza ilişkin her türlü ecrimisil ve tazminat haklarının da saklı tutulmasını talep etmiştir. Bu ifade; davacının, ortak taşınmazdan yararlanma istediği anlamında olup, bu istek dava dilekçesinin davalıya tebliği ile ona intikal etmiş sayılır. Bu nedenle intifadan men koşulu davada gerekleşmiştir. Kaldı ki, taraflar arasında açılmış izale-i şuyu davasının da bulunduğu anlaşılmaktadır.
O halde; mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; muvazaa iddiasına dayalı Tapu İptali ve Tescil davasının dava dilekçesinin davalıya tebliğ tarihinden itibaren intifadan men in gerçekleştiği kabul edilerek, bu tarihten sonrası için satış tarihine kadar davacı lehine ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, bu husus göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy