(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki elatmanın önlenilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK 438. maddesi ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verilerek işin esası incelendi.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, içme ve kullanma suyu olarak dağdan getirilen suya vaki elatmanın önlenilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, davacının kullanımının daha önceye dayandığı, davalının yararlandığı başka kaynağın olduğu taraflar arasında on yıl süren bir teamül ve su kullanma rejimi oluştuğu, davacının ihtiyaçlarını karşılayacak başka bir kaynağın bulunmadığı, genel suların kullanılması konusunda kadim hak, önceki rejim, ihtiyaç durumunun esas alınarak suya vaki elatmanın önlenilmesine karar verilmiş olup hükmü davalı taraf temyiz etmektedir.
Dava konusu yapılan suyun çıkış yeri ve kullanım şekli bakımından genel sulardan olduğu hususu kuşkusuzdur.
Genel sulardan ise herkes, kadim ya da öncelikli kullanım haklarını engellememek koşuluyla faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Davacının söz konusu suda, davalıya nazaran öncelikli yararlanma hakkı olduğu ve davalının yararlandığı başka suyun bulunduğu da dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda uzman jeolog bilirkişi aracılığıyla, suların en az olduğu bir dönemde yeniden keşif yapılarak öncelikle gerek davaya konu ve gerekse davalının yararlandığı diğer suların ayrı ayrı debilerinin ölçülmesi ve tarafların içme suyu ihtiyaçlarının belirlenmesi ve davacının şebeke suyundan yararlanıp yararlanamayacağı saptandıktan sonra dava konusu suyun davacıların ve davalının ihtiyacına yetip yetmeyeceğinin usulünce saptanması,dava konusu suyun davacının içme suyu ihtiyacından fazla bulunması halinde, ihtiyaç fazlası sudan davalıların yararlanması gerekir.
O halde, jeolog bilirkişi marifetiyle mahallinde keşif yapılarak suyun miktarı, debisi ölçülerek belirlenen şekilde işlem ve inceleme yapılarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucuna gidilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy