(1086 S. K. m. 74, 389) (4721 S. K. m. 683, 744)
Dava: Dava dilekçesinde mecra irtifakının tesbiti ile tescili müdahalenin men'i masrafların davalı taraftan tahsili dava ve karşı davada istenilmiştir. Mahkemece davanın ve karşı davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı (karşı davacı) vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar Kazım ve Hafize davalılar Yusuf ve Ahmet aleyhine açtıkları davada, davacıların ortak mülkiyetinde bulunan 8 parseli sulamak amacıyla davalılara ait 105 ve 106 parsel sayılı taşınmazlardan geçirdikleri su borularına vaki müdahalenin meni ile 8 parsel lehine su geçirme hakkının mevcudiyetinin tesbiti ve tapuya tescilini, ayrıca davacı Kazım'a ait 107 parsel sayılı taşınmazı sulamakta kullandığı ve davalılara ait 105 ve 106 parsel sayılı taşınmazların içinden geçen su arkına müdahalenin men'i, su arkı geçit hakkının mevcudiyetinin tesbiti ile tapuya tescilini talep ve dava etmişlerdir.
Birleşen 2001/153 Esas sayılı dosyada ise; davalılar Yusuf ve Ahmet karşı davacı olarak davacılar (karşı davalılar) Kazım ve Hafize aleyhine 105 ve 106 parsel sayılı taşınmazları sulamakta kullandıkları 29 parsel sayılı taşınmazdan ve batısından çıkan iki kaynak suyuna vaki müdahalenin önlenmesi ile 29 parseldeki kaynak için kendi taşınmazları lehine kaynak irtifakı tesis edilerek tapuya tescilini talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemece, davacı ve karşılık davacıların davalarının kısmen kabul ile 8 parsel sayılı taşınmaza su taşıyan borulara ve 107 parsel sayılı taşınmaza su taşıyan arka müdahalenin önlenmesi, 29 parsel sayılı taşınmazın güneyinden çıkan su kaynağından tarafların 5'er gün münavebeli olarak yararlanmasına karar verilmiş, hüküm karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava dilekçesinde 29 parsel sayılı taşınmazın güneyinden çıkan su kaynağı için davacı Kazım irtifak hakkının mevcudiyetinin tesbitini talep ettiği halde, talep aşılarak davacı Hafize'ye de hak verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, HUMK'nun 389. maddesi uyarınca açık ve infaz edilebilir olması açısından hüküm fıkrasında asıl ve yardımcı taleplerin hepsi hakkında karar verilmesi gerekirken karşı davacıların 29 parsel sayılı taşınmazdaki su kaynağından yararlanma ve bu kaynak için taşınmazları lehine kaynak irtifakı tesis edilerek tapuya tescili talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 02.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy