(6570 S. K. m. 1, 4) (2004 S. K. m. 276) (1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde kiracılık sıfatının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, davalının davadışı Ahmet aleyhine kira bedelinin ödenmemesi nedeni ile icra takibi yaparak tahliye kararı aldırdığını, kararın infazı için dava konusu yere gelindiğinde müvekkili olan davacının bu yerde kiracı olduğunu belirterek itiraz ettiğini, İcra Tetkik Mercii tarafından İİK'nun 276.maddesi gereğince kiracılık sıfatının tespiti için 7 günlük süre verildiğini beyan ederek, davacının dava konusu yeri hangi tarihten bu yana işlettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kiracılık sıfatının tespitine ilişkindir. Bu halde HUMK'nun 8.maddesi gereğince davanın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilemez. O halde mahkemece, dava dilekçesinde müddeabihin değeri 2.000.000.000 TL olarak gösterilmiş olup, davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy