(4721 S. K. m. 683)
Dava: Dava dilekçesinde 8.827.730.000 lira ecrimisilin, yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, davalı idarenin herhangi bir kamulaştırma işlemi yapmadan müvekkilinin taşınmazını işgal ettiğini, daha önceden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ayrı bir dava ile 2.000.000.000 lira ecrimisil talep ettiklerini ve o davanın kabul edildiğini beyan ederek, açtıkları bu dava ile saklı tutulan 8.827.730.000 lira ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada mevcut Hakkâri Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.2.2003 tarih, 2002/346 E.-2003/35 K. sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından davalı idare aleyhine aynı taşınmaza ilişkin olarak ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 2.000.000.000 lira ecrimisilin talep edildiği, 5.2.2003 tarihli bilirkişi raporunda işgal sonucu oluşan toplam zararın 6.496.638.000 lira olduğunun bildirildiği, ancak mahkemenin davacının bilirkişi raporuna itirazında bildirdiği gibi taşınmazın tamamını esas alarak ecrimisil hesabı yaptığı ve talep dışında 8.827.730.000 liralık hakkı saklı tuttuğu anlaşılmıştır. Dava konusu olayda da bu saklı tutulan hak talep edilmektedir.
Davaya dayanak teşkil eden önceki dosyada mahkeme herhangibir gerekçe göstermeden bilirkişinin raporunda belirtilen ecrimisil tutarından daha fazla miktarı esas alıp, bu miktar üzerinden fazlaya ilişkin hakkı saklı tuttuğundan dolayı görülmekte (derdest) dava açısından kesin hüküm teşkil etmez.
O halde mahkemece, mahallinde yeniden keşif yapılarak, haksız işgal sonucu oluşan zarar tutarının (ecrimisil) kesin olarak saptanmasından sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy