(4721 S. K. m. 994, 995) (743 S. K. m. 907)
Dava dilekçesinde 3.600.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı (yönetici) davalının (apartman kapıcısı) apartman ortak yerlerinden olan merdiven altı boşluğunu uzun yıllardır çay ocağı olarak kullandığından ötürü fuzuli işgal nedeniyle tahliye davası açılıp tahliyeye karar verildiğinden bahisle dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil bedeli 3.600.000.000 liranın tahsilini istemiştir.
Davalı; bu binada kapıcılık yaptığını, 1998 yılında emekli olduğunu ayrıca fuzuli şagil olmayıp 2000 yılı Ağustos ayına kadar kiracı sıfatıyla bu yerde bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, karar defterinde davacı yöneticiye sadece davalıyı tahliye etmesi görevi verildiği, işgal tazminatı talep etme görevi verilmediğini bu nedenle tüm kat malikleri adına yönetici sıfatı ile işgal tazminatı talep edemeyeceği, ancak davacı yönetici aynı zamanda kat maliki olduğundan kendi arsa payı oranında işgal tazminatı isteyebileceğinden davanın kısmen kabulü ile 1.1.1997-30.6.2001 tarihleri için 60.000.000 lira ecrimisilin tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü taraflar temyiz etmektedir.
Davalı Tahir Altınışık'ın davaya konu apartmanda kapıcı olarak görev yaptığı, binanın bodrum katında bu kata inen ortak merdivenin altında 16, 31 m2 alanlı yeri çayocağı olarak kullanmak üzere önceki yönetici ile 11.4.1987 tarihli ve aylık 4.000 lira üzerinden kira sözleşmesi yaptığı ve bu yeri 30.6.2001 tarihinde tahliye ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Ecrimisil, hak sahibi zilyedin, kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır.
Uyuşmazlık, davalının hangi tarihten itibaren kötüniyetli şagil sayılacağı noktasında toplanmaktadır.
Eğer davalı kiracı, var olarak farzettiği hukuksal duruma (kira sözleşmesine) güvenerek taşınmazı işgal etmekte ise onun iyiniyetini korumak gerekecektir. Öyle ki yerinde bir güven (itimat) her zaman korunmaya layık bulunmaktadır. Zira onun iktisabı (zilyedliği) hukuksal bir nedene dayanmaktadır ve bundan dolayıdır da zilyedliği haklı sayılmalıdır.
O halde yukarıda anlatılanlar ışığında somut olayı incelediğimiz de; Kadıköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/192 Es. 411 K. sayılı ilamı ile davalının fuzuli işgali nedeniyle tahliyesine karar verilmiştir. Bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren davalının iyiniyetinden söz edilemeyeceğinden bu tarih esas alınmak suretiyle inceleme yapılmak gerekmektedir. Mahkemece anılan gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy