(4721 S. K. m. 683, 995) (818 S. K. m. 249, 253)
Dava dilekçesinde 4.637.061.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.964.988.562-TL. nın tahsili cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davacının 9/20 payı bulunan 2 katlı evin davalılar tarafından kullanılması nedeni ile 14.10.1998- 28.8.2003 tarihleri için 4.637.061.000-TL. ecrimisilin davalılardan tahsili talep edilmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davalı Mehmet yönünden (taşınmazı kullanmadığından bahisle) husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı Şükriye yönünden ise; taşınmazın alt katının davalı tarafından kullanılmadığı, ancak 1.katın kullanıldığı belirtilerek toplam 1.964.988.562-TL. ecrimisil bedelinin davalı Şükriye'den tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emsal değerlendirmesi yapılmadığı gibi, kira parasına etki eden taşınmaza ait özelliklerde somut bir şekilde açıklanmamıştır. Bunun yanında son dönem (28.8.2003 dönemine ait) ecrimisil bedeli açıklanmış, geriye doğru diğer yıllar için ecrimisilin endekse göre indirilerek belirlendiği anlaşılmaktadır. Raporun bu haliyle bilimsel verilere uygun olmadığı, Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanmadığı ve hüküm kurmaya yeterli olmadığı saptanmıştır.
Ecrimisil kötü niyetli şagilin ödemekle sorumlu olduğu tazminat olup, en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur.
İlke olarak kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde; taşınmazın, dava konusu ilk dönemde (14.10.1998 döneminde) mevcut haliyle serbest koşullarda getirebileceği kira parası (emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü ve çevre özellikleri de nazara alınarak) rayice göre belirlenir, sonraki dönemler için ise; ilk dönem için belirlenen miktara TEFE. nin tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak koşulu ile ecrimisil bedeli takdir edilir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; taraflardan dava konusu taşınmaza ilişkin emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse resen emsal sözleşmeler temin edilmeli, yeniden oluşturulacak bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılarak (ve taraflar arasında görülen 90-98 yıllarına ait kira alacağına ilişkin dava dosyasındaki bilirkişi raporu da dikkate alınarak) yukarıda açıklandığı üzere denetime elverişli rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy