(1086 S. K. m. 381, 388)
Dava: Dava dilekçesinde 1.200.000.000.- Lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili, karşı davada 4.184.000.000.- Liranın faizi ile tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi, karşı davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm, karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, karşı davada alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş ise de, mahkemece karşı davada talep edilen alacak kısmen kabul edildiği halde faiz talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinde belirtilen asıl ve yardımcı taleplerin hepsi hakkında hüküm fıkrasında karar verilmesi gerekir. Buna rağmen, mahkemenin asıl veya yardımcı taleplerden biri hakkında unutma nedeniyle olumlu veya olumsuz karar vermemiş olması mümkündür. Bu halde hakkında karar verilmemiş olan talep, zımnen reddedilmiş sayılmaz. Çünkü bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir mahkeme kararı yoktur.
O halde mahkemece, karşı davacının "dava tarihinden itibaren yasal faiz" talebi hakkında hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy