(1086 S. K. m. 38, 73) (634 S. K. m. 20)
Dava dilekçesinde 319.246.575 liralık takibe yönelik itirazın iptali ve % 40 inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, yönetim giderlerinin tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına duruşma gününü bildiren dava dilekçesi 5.10.2002 tarihinde (davalının birlikte sakin eşine) tebliğ edilmiş, 7.10.2002 tarihinde ise davalı vefat etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, gerekçeli karar ölü davalının "birlikte sakin eşine" tebliğ edilmiş, hüküm ölü davalının mirasçılarından biri tarafından temyiz edilmiştir.
"Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim, her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet edilmedikçe hükmünü veremez" (HUMK.md.73)
Davalı taraf, yargılama sırasında ölmüş olup, ölü kişi hakkında (taraf ehliyeti sona erdiğinden ötürü) hüküm kurulamaz. Dava konusu alacak da, malvarlığı haklarına ilişkin olup, mirasçılara intikali mümkün bulunduğundan, davalının tüm mirasçılarına husumet tevcih edilerek taraf teşkili sağlanmadan, işin esasına girilerek hüküm verilemez. Yukarıdaki kanun hükmü, bunu amirdir. Hakim re'sen bu hususu gözetmelidir.
O halde mahkemece, davalının mirasçılarının tamamının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmak, ondan sonra davanın esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delilleri toplamak ve sonucuna göre bir hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy