(4721 S. K. m. 327, 328, 329, 330, 331)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; Ankara 23.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/765 Esas sayılı dolayısıyla müvekkile ve çocukları için hüküm altına alınan tedbir nafakasının; müvekkili davacı için 50.000.000 liradan 100.000.000 liraya, çocuklar için ayrı ayrı 75.000.000 liradan 175.000.000 liraya çıkartılarak toplam; 450.000.000 lira nafakanın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Mahkemece, "Tüm dosya değerlendirildiğinde; önceki davada toplam 200.000.000 lira nafakaya karar verildiğini, dosyaya göre; davalının 592.000.000 lira net maaş aldığı, davacı asilin 466.000.000 lira net maaş aldığı, aradan 8 ay geçtikten sonra bu davanın açıldığı, bu davada ise; davacının 598.000.000 lira, davalının 701.000.000 lira maaş aldığı, memur maaşlarındaki artış göz önüne alındığında müşterek çocukların giderlerinin çok fazla artmadığı gibi, gelirlerinde davacının iddiası doğrultusunda nafakanın artırılmasını gerektirecek düzeyde bir artış olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
a) Davacı eşin, tedbir nafakasının artırılması talebine yönelik olarak;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı öğretmen olup, sürekli ve kendisine yeterli maaşının bulunduğunun anlaşılmasına, ayrıca davalının geliri de nazara alındığında; davacı eşin, nafakanın artırılması yönündeki talebinin reddinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
b) Müşterek çocuklar yönünden;
Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler anne ve baba tarafından karşılanır ( TMK.nun 327/1. maddesi ).
Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder ( TMK 328/1. maddesi ).
Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerlerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir ( TMK.nun 329/1. maddesi ).
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur ( TMK.nun 330/1. maddesi ).
Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır ( TMK.nun 331. maddesi ).
Somut olayda, yukarıda belirtilen hükümler gereğince; müşterek çocuklar için önceki davada hükmedilen nafakanın, aradan geçen sürede ekonomik ve sosyal şartların değişmesi ve çocukların ihtiyaçlarının artması nedeniyle artırılması istenilmektedir. Önceki nafaka takdirinin üzerinden yaklaşık iki yıla yakın bir zaman geçmiştir. Bu süreç içerisinde, davalının gelirlerinde önemli bir artış olduğu gibi, çocukların ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır. En azından, ödenmekte olan nafakanın enflasyon nedeniyle değerinin düştüğü bir gerçektir.
Mahkemece yapılacak iş; davalının sosyal ve ekonomik durumu ile çocukların ihtiyaçları karşılaştırılarak, önceki nafaka takdirinin üzerinden geçen iki yıllık süre de nazara alınarak ( ülkede seyreden enflasyonun etkileri gözetilerek ), önceki nafaka takdirinde taraflar arasında kurulan dengeyi koruyucu, çocukların ihtiyaçlarını asgari ölçüde karşılayacak, davalının geliri ile de orantılı olacak şekilde "hakkaniyete" uygun nafakanın artırılmasından ibarettir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy