(4721 S. K. m. 4, 182/son)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, boşanma kararı ile; müşterek çocuk Uğur için hükmedilen aylık 100.000.000.- Lira iştirak nafakasının iki yıldır artırılmaması ve çocuğun bu süre içerisinde okula başlaması, dolayısıyla ihtiyaçlarının karşılanması bakımından aylık nafakanın 800.000.000.- Liraya çıkartılması, gelecek yıllar için de TEFE oranında artırılmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, müşterek çocuk için önceki verilen aylık 100.000.000.- Lira iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 200.000.000.TL'ye çıkartılmasına, fazlaya ait ve gelecek yıllardaki nafakanın belirlenmesi talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında, davacının, ev hanımı olup boşandığı eşinden aldığı 150 milyon Lira nafakadan başka gelirinin olmadığı; davalının ise Ö. Gümrükleme Şirketinin ortaklarından olup, aylık gelirinin 1.500.000.000.- Lira olduğu belirtilmiştir.
İştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumlarına göre takdir edilir. Ayrıca, nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şekli de dikkate alınır.
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre, özellikle küçüğün yaşı ve ihtiyaçları ( okula başlamış olması da ) gözetildiğinde; takdir edilen ( artırılan ) nafaka miktarı azdır. Mahkemece, TMK'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir.
Öte yandan, davacı tarafça gelecek yıllar için nafakanın artırılması istenilmişse, TMK'nun 182/son maddesi gereğince ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda ne miktar ödeneceğine de karar verilebilir. YARGITAYın yerleşmiş içtihatlarına göre; gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alınarak nafakanın ( asgari olarak ) enflasyon ( TEFE ) oranında artırılması gerekmektedir. Mahkemece yazılı şekilde talebin reddi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy