(4046 S. K. m. 22) (818 S. K. m. 61) (YHGK 05.12.1984 T. 1982/13-387 E. 1984/997 K.)
Dava: Dava dilekçesinde 641.500.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili; özelleştirilen kurumların personelinden olan davalının müvekkili kuruma naklen atandığını, 4046 sayılı yasanın 22. maddesi uyarınca atama tarihindeki maaşının bağlanması gerekirken ayrılış tarihindeki maaşı esas alınarak ödeme yapılmasından dolayı, fazla ödenen 641.500.000 liranın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, hatalı ödemede kusuru bulunmadığı ve 90 günlük hak düşürücü süre içinde dava açılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, idari bir işlem olan intibak işleminin yanlış yapılmasından dolayı davalıya fazla ödeme yapıldığı, bu nedenle hatalı işlemin yapıldığı tarihten itibaren 90 gün içinde iadenin istenebileceği, gerekçesiyle bu konudaki içtihatlar da gözönünde bulundurulmak suretiyle davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada, davalıya yapılan ödemenin daha önce bu yolda alınmış bir idari karara dayandığı iddia ve ispat edilmiş değildir. Aksine yasanın açık hükmüne göre, davalıya atama tarihindeki maaşı esas alınarak yeni görevinde ödeme yapılacağı bellidir. Ancak, ödeme yapan kişinin hatası sonucu ayrılma tarihi esas alınarak fazla ödeme yapıldığı kabul edilebilir.
Uygulamada, hatalı intibak ve hatalı terfi gibi şart tasarrufun yanlış yapılması (veya sonradan geri alınması) halinde, daha önce bu şart tasarrufa dayanılarak memura yapılan fazla ödemenin idare hukuku ilkelerine göre geri istenebileceği ve geri isteme süresinin 90 gün olduğu, ancak şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin ise Borçlar Kanununun haksız iktisap kuralları çerçevesinde geri istenebileceği (H.G.K.5.12.1984 tarih 387/997 sayılı kararı) kabul edilegelmektedir.
O halde, hatalı ödemenin genel hükümlere göre haksız iktisap kuralları çerçevesinde geri istenip istenemeyeceği tartışılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy