(4721 S. K. m. 175, 176/4)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, boşanma kararı ile davacı ( kadın ) lehine hükmedilen aylık 100.000.000 lira yoksulluk nafakasının, aradan geçen iki senelik süre nazara alınarak aylık 300.000.000 liraya çıkartılmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; "Yüksek Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre ve Yeni Türk Medeni Yasasının 175. maddesi uyarınca davacı boşanmada tam kusurludur; kusuru ağır olan eş yararına yoksulluk nafakası takdir edilemez. Bu nedenle davacının yoksulluk nafakasının artırılmasına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir" gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.2.2002 tarih ve 2001/965 Esas, 2002/81 karar sayılı ilamına göre; terk sebebiyle boşanmaya karar verildiği ayrıca dava tarihinden itibaren davalı ( kadın ) yararına aylık 100.000.000 lira tedbir nafakası takdirine, nafakanın karar kesinleştiğinde yoksulluk nafakasına dönüştürülmesine karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre; terk nedenine dayalı boşanmada, terk eden kadın tam kusurlu kabul edilmekte ise de; önceki davada; tam kusurlu olmasına rağmen davacı ( kadın ) lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Yoksulluk nafakası karara bağlandıktan ( kesinleştikten ) sonra, yoksulluk nafakasının artırılması veya azaltılması davasında yeniden kusur araştırması yapılamaz. Artık, yoksulluk nafakasının artırımı koşullarının oluşup oluşmadığı incelenmelidir. ( TMK.mad.176/4 ). Mahkemenin yoksulluk nafakasının başlangıçta kanuni şartları oluşmadan takdir edildiği gerekçesiyle artırım davasının reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy