(1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı Belediye aleyhine açılan davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davacı Güvercin Köyü'nün kullandığı Akpınar Kaynak suyunun davalı Belediye tarafından suyun ilçeye veya başka köylere götürülmesi nedeniyle suya vaki müdahalenin önlenmesi talep edilmiş, yargılama sırasında birleştirilmesine karar verilen dosyada ise; davacı Kümbet Köyü'nün yararlandığı aynı kaynağa (Akpınar kaynağına) davalı (K.davacı) Güvercin Köyü ile davalı Arpaçay Belediye Başkanlığının suyu götürmeleri suretiyle yapılan müdahalenin önlenmesi talep edilmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile dava konusu kaynaktan 1,5 lt/sn suyun davacı Güvercin köyüne, 1.38 lt/sn suyun ise davalı (K.davacı) Kümbet köyüne verilmesine, davalı Arpaçay Belediye başkanlığı hakkındaki davanın ise (Belediyenin ilçeye su götürmediğinden bahisle) reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı Güvercin Köyü Tüzel Kişiliği vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davalı Arpaçay Belediye Başkanlığı tarafından önceden ilçeye götürülen dava konusu suyun sonradan başka köylere çeşme yapılmak suretiyle verildiği ve bu şekilde müdahalede bulunulduğu iddia edilmesine rağmen, mahkemece davalı Belediyenin bu yönde bir müdahalesinin bulunup bulunulmadığı araştırılmadan (belediyenin Arpaçay İlçesine su götürmediğinden bahisle) davanın bu yönden reddine karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davalı Belediye tarafından dava konusu suyun başka köylere verilip verilmediğini yeniden yapılacak keşif ile ve gerekirse tanık beyanlarına başvurulması suretiyle araştırmak olmalıdır.
Eğer müdahalenin bulunduğu anlaşılırsa bunun dava konusu suyu ne şekilde etkileyeceği yönünde alınacak uzman bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlarda yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy