(743 S. K. m. 908)
Dava: Dava dilekçesinde 7.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkilleri ile davalının paydaş oldukları taşınmazın davalı tarafından haksız kullanımı nedeniyle 1999-2003 tarihleri arasında tahakkuk eden 7.000.000.000 lira ecrimisilin tahsilini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazda taraflar paydaştır. Paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men olgusunun gerçekleştiği iddiası ise, yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir.
Somut olayda, dava konusu edilen ve paydaş olunan taşınmaz için (geriye doğru 5 yıl) 7.000.000.000 lira ecrimisil istenilmiştir. Mahkemece, davacılar vekilinin müvekkillerinin onayı alınmadan, gizlice ekilip biçildiği, bu nedenle kullanmaya itiraz edemedikleri, intifadan men edildiğini isimlerini bildirdiği tanıklarla ispatlayacaklarına ilişkin yazılı beyanının çelişkili olduğu ve bu beyan karşısında keşif yapılmasına, tanık dinlenmesine gerek bulunmadığından söz edilerek ve ara kararlarından dönülerek davacı vekilinin mazeretinin kabul edildiği celse, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 21.4.2004 tarihli dilekçesinde tanık isimleri bildirildiğine ve 20.5.2004 tarihli dilekçesinde de gizlice ekme ifadesi ile neyi kastettikleri açıklandığına göre davacının tüm delilleri toplanmadan intifadan men hususunun gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddedilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Ayrıca, davacı vekili dava dilekçesinde ...tanık, her türlü delil demekle yemin deliline de dayanmış olduğundan, ispat yönünden davacıların yemin teklif etme haklarının hatırlatılmaması da doğru değildir.
Diğer taraftan, davacı vekilinin 3.6.2004 tarihli celse için verdiği mazeret dilekçesi okunarak mazeretinin kabulüne karar verildiği halde, aynı celse yokluğunda karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy