(4721 S. K. m. 688, 701)
Dava: Dava dilekçesinde 3.500.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.879.126.000 liranın tahsiline dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vek. Av. B. A. Y. geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı vek. Av. H. K. A. gelmedi.
Gelen vekilin sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip,
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde 1 no'lu parselde bulunan iş hanının 3, 4, 5 ve II numaralı bağımsız bölümlerinde tarafların hissedar oldukları davalının 3, 4 ve 5 numaralı bölümlerde hissesinden fazla olarak 7 m2'lik kısmı ayrıca diğer bağımsız bölümün de yarısını kullandığı iddia edilerek 21.10.1998 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için ecrimisil talep edilmiştir.
Davalı savunmasında 3, 4 ve 5 numaralı bağımsız bölümleri 15-16 yıl önce karşılıklı anlaşma ile ikiye böldüklerini ve aralarındaki rızai taksime göre kullandıklarını ayrıca intifadan men şartının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece tüm bağımsız bölümlerdeki kullanımın haksız olduğu kabul edilerek ecrimisile hükmedilmiştir.
3, 4 VE 5 NUMARALI BAĞIMSIZ BÖLÜMLER YÖNÜNDEN;
Kural olarak paylı mülkiyette taraflar arasında rızai bir taksim yapılmış ve/veya fiili kullanma biçimi oluşmuş ise, bir paydaş diğer paydaştan ecrimisil talep edemez.
Davalı taraf anılan bağımsız bölümler yönünden 15-16 yıl önce rızai taksim yapıldığını ve kullanımın bu taksime göre olduğunu savunmuş bu konuda dinletmek istediği tanıkların ismini mahkemeye bildirmiştir. Ayrıca mahallinde yapılan keşif sonunda alınan bilirkişi raporunda bu bölümlerin ikiye bölünmüş olduğu ( ancak davacının 4.54 m2 daha az yer kullandığı ) açıklandığı halde, mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Fiili kullanma biçimi veya rızai bir taksimin mevcut olması halinde davacının fazla kullanılan kısım ( 4.54 m2 ) için ecrimisil isteme hakkı bulunmamaktadır. Mahkemece bu bölümler için eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
11 NUMARALI BAĞIMSIZ BÖLÜM YÖNÜNDEN;
Müşterek mülkiyette bir paydaşın taşınmazı kullanan diğer paydaştan ecrimisil talep edebilmesi için taşınmazı kullanma arzusunu karşı tarafa iletmiş olması gerekir. Buna uygulamada intifadan men şartı denilmektedir. Ancak tabii ( ürün veren meyve ağaçlan ) veya hukuki semere ( kira geliri gibi ) getiren taşınmazlar için bu şart aranmaz. Davacı 11 numaralı bölüm için intifadan men şartını kanıtlamadığı halde ecrimisile hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Ayrıca kabul şekline göre de 3, 4 ve 5 numaralı bölümler için intifadan men şartının gerçekleştiği kanıtlanmadan ecrimisile hükmedilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 400.000.000 lira vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy