(4721 S. K. m. 4, 169, 186)
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, önceki tedbir nafakasının eş ve müşterek çocuklar yönünden artırılması istenilmiş; mahkemece, davacı eşin düzenli bir gelir sahibi olması lojmanda oturması nedeniyle nafakaya ihtiyaç bulunmadığı gerekçesiyle eş yönünden istemin reddine, çocuklar yönünden ise 70' er milyon lira olan nafaka miktarı 100'er milyon liraya yükseltilerek hüküm kurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, tedbir nafakalarında eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir (TMK.md. 186/son). Davacı eşin ekonomik durumunun davalı (kocadan) daha iyi olması davalı (kocayı) yeterli düzeyde tedbir nafakası verme yükümlülüğünden kurtarmaz. Ne var ki bu husus, hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde dikkate alınmak zorundadır. Böylece "hakkaniyet" ilkesine uygun bir nafaka tespit edilebilir (TMK.md. 4).
Somut olayda her ne kadar davacı eşin çalıştığı, maaşının bulunduğu, lojmandan yararlandığı sabit ise de, önceki tedbir nafakası ile bu dava tarihi arasında yaklaşık üç yıl gibi bir sürenin geçtiği, bu sürede doğal olarak ihtiyaçların arttığı, günün ekonomik koşullarında paranın alım gücünü nispi de olsa yitirdiği buna karşın davalının gelirinde artış olduğu dikkate alındığında önceki nafakanın arttırılmaması "hakkaniyet" ilkesine uygun değildir.
Aynı şekilde küçük çocuklar yönünden de yapılan artış miktarı en azından TEF Endeksindeki artışa paralel olarak artırılması gerekirken daha az bir nafakaya hükmedilmesi de isabetli bulunmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy