(743 S. K. m. 907, 908)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin men'i, kal ve 633.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı-davalı tarafından temyiz edilmiştir.Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davacı idareye ait taşınmazı işgal eden davalıdan 1996-2000 tarihleri arasındaki dönem için 633.000.000 lira ecrimisilin tahsili, müdahalenin men'i ve muhtesatın kal'i talep ve dava edilmiştir.
Davalı, önceki döneme ilişkin dosyada müdahalenin men'ine ve kal'e karar verildiğini, 9.9.1998 tarihine kadar da ecrimisile hükmedildiğini, bu miktarın yatırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahalenin meni ve kal talebine ilişkin kesin hüküm bulunduğundan bu talebin reddi, ecrimisil yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 1998, 1999 ve 2000 yılları için toplam 411.883.562 lira ecrimisilin her yıl için dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı tarafından ecrimisile hasren temyiz edilmiştir.
Ecrimisil, kötüniyetli şagilin ödemekle sorumlu olduğu tazminat olup, en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur.
Yerleşmiş yargısal ilkeler doğrultusunda kesinleşen önceki dönemin ecrimisil miktarına Toptan Eşya Fiat Endeksinin ( TEFE'nin ) tamamı yansıtılmak suretiyle belirlenecek miktardan az olmamak koşuluyla bulunacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerekir. Eğer kesinleşen döneme TEFE uygulanmadan ecrimisil hesabı yapılacaksa, bunun nedenleri bilirkişi raporunda somut verilerle açıkça belirlenmelidir.
Dava dosyası içinde delil olarak bulunan önceki döneme ilişkin kesinleşen Antalya 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/1064 E, 1999/716 K. sayılı dosyasında 9.9.1997-9.9.1998 dönemi için toplam ecrimisilin ( 17.863.447 lira olarak ) kesinleşmesine göre, bu miktara TEFE artış oranlarının tamamı yansıtılmak suretiyle talep edilen dönem için ecrimisil hesabı yapılmak ve bulunacak bu miktardan az olmamak kaydıyla ecrimisile hükmedilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy