(1086 S. K. m. 34, 37, 63)
Dava: Dava dilekçesinde 121.000.000 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, 121.000.000 lira idare zararının davalıdan tahsili istenilmiştir.
Mahkemece; davacı kurum temsilcisinin davadan feragat ettiği sabit olup feragattan feragat olmayacağından ve davacı tarafından yapılan feragat açıklamasının kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafı duruşmada işletme şefliği dava katibi temsil etmiştir.
Vekilin davadan feragat edebilmesi için vekaletnamesinde açık bir feragat yetkisinin bulunması gerekir.
Açık ve kesin olmayan deyimler feragat yetkisi şeklinde yorumlanamaz.
HUMK 63. maddesine göre, sarahaten mezuniyet verilmemişse vekil sulh olamaz ve davadan hiçbir surette feragat edemez.
Kaldı ki davacı temsilcisi "Orman Genel Müdürlüğü Teşkilat ve görevleri hakkındaki kanun hükmünde kararnamenin değiştirilerek kabulü hakkındaki Kanunun 34 ve 37 maddelerine dayanılarak idareyi temsile yetkili" kılınmış olup bu şekilde bir feragat yetkisi bulunmamaktadır.
Davacı İdarenin menfaatleri ile uyuşmayacak biçimde davadan feragat etmesi ve daha sonra vazgeçtiğinin bildirilmesi üzerine bu hususun gözardı edilerek feragat nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy