(2004 S. K. m. 67) (634 S. K. m. 21)
Dava: Dava dilekçesinde 620.000.000 lira alacak ve fer'ileri için takibe vaki itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, site yönetimi olduğunu bildiren davacı, aynı sitede bağımsız bölüm maliki olan davalıların, site yöneticiliği tarafından yapılan masraflardan payına düşeni ödemediğini, 620.000.000 TL'nın tahsili için başlatılan ilamsız takibe haksız itirazın iptali istenilmiştir.
Mahkemece, ihtilafın Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ortak gider alacağına ilişkin olduğu, davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği belirtilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosya içinde tapu kaydı ve yönetim planı bulunmadığından, sitede kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulu olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Kat mülkiyeti Kanununa göre, kat mülkiyeti ve kat irtifakı ancak bir parsel üzerindeki yapı veya yapılarda tesis edilebilir. Birden çok parsel maliklerinin bir araya gelerek müşterek kat irtifakı yada kat mülkiyeti kurmalarına yasal olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle de Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri bu gibi müşterek yönetimlerde uygulanmaz.
Bu şekilde site namı altında birden fazla parsel maliklerinin bir araya gelerek kurdukları birliklerde yönetim planı tabir edilen belge, bağımsız bölüm malikleri arasında bir sözleşme niteliğinde olup, bundan doğacak ihtilaflar Kat Mülkiyeti Kanununa göre değil, genel hükümlere göre çözümlenir. Mahkemenin görevi de müddeabihin miktarına göre saptanır.
Mahkemece, tapu kaydı ve yönetim planı getirtilerek, Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanıp uygulanmayacağı araştırılmak suretiyle, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy