(1086 S. K. m. 437)
Dava: Dava dilekçesinde 3.599.168.153 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı (Maliye Bakanlığı), davalının hazineye ait 1 parselde bulunan mesken üzerinde baz istasyonu kurulması amacıyla Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ile 5 yıllık kira sözleşmesi imzaladığı ve kira bedeli tahsil ettiğini, haksız olarak alınan 3.599.168.153 liranın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu edilen ve sonradan parsel numarası değişen taşınmazı 14.10.1991 tarihinde tapuda işlem yaparak satın aldığını ve imar çalışması sonucu tapulu yerinin kaydırıldığını, Milli Emlak Müdürlüğüne ecrimisil bedeli ödediğini savunarak davacının reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalıya ait ev imar parselasyonu sonucu mülkiyeti hazineye ait 47400 Ada 1 parselde kaldığı, davalı imar çalışmaları sonucu tapulu yerinin kaydırıldığını bilmesine ve hazineye ait parsel üzerinde oturduğunu kabul edip ecrimisil ödemesine rağmen dava dışı Turkcell İletişim A.Ş. ile sözleşme imzalayıp baz istasyonu kurdurduğu ve kira parasını da tahsil ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı taraf temyiz etmektedir.
Davalının tapu ile malik olduğu gayrimenkulünün imar parselasyonuna tabi olduğu ve şu anda evinin bulunduğu parselin hazine adına tescil gördüğü ve kendisine başka yerden parsel verildiği sabittir. Davalının bu kullanımı haksız ve kötüniyete dayanmamakla birlikte, Milli Emlak Müdürlüğünce çıkarılan ecrimisil ihbarnamesine göre 24.3.2000 tarihli makbuz ile 60.000.000 lira ecrimisil ödediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı gayrimenkulü dilediği şekilde kullanabilecektir. Meskeni üzerinde baz istasyonu kurulmak suretiyle dava dışı şirket ile kira sözleşmesi yapma hakkı doğmaktadır.
Mahkemece bu husus yanlış değerlendirilerek davalının aldığı kira bedelini hazineye ödeyeceğine ilişkin kararında isabet yoktur.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy