(1086 S. K. m. 1, 2, 3)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ile talebin devamına ve %40 icra inkar tazminatı ile 40.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın görevsizliği cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada icra takibine vaki itirazın iptali ile birlikte Ağustos 2001 dönemine ait 40.000.000 lira alacağın tahsili istenilmiştir.
Dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış ancak mahkemece, "3 aylık kira alacağı bedeli 300.000.000 lira ile Eylül, Ekim ayları aidat gideri 80.000.000 lira olmak üzere toplam 380.000.000 lira alacak ile ilgili ilamsız icra takibi yapıldığı ve takibin itiraz ile durduğundan bahisle itirazın iptali ile birlikte Ağustos ayı aidat gideri 40.000.000 lira alacağın tahsili istemine ilişkin olup her iki davaya bakmaya da Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilerek dosya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Temyize konu Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi ise itirazın iptali ve ayrıca 40.000.000 lira alacağın tahsili istemine ilişkin olup müddeabih 420.000.000 liradır. Talebin mahiyeti itibariyle iki ayrı davanın varlığından bahsedilemeyeceğinden görevsizlik kararı verilmiş ve olumsuz görev uyuşmazlığın çözümü için dosyanın ilgili Yargıtay Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili davalı taraf davayı vekil ile takip etmediği halde davalı vekili yararına olmak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden tavzih talebinde bulunmuş ise de temyiz süresi içerisinde talepte bulunulduğundan temyiz talebi kabul edilerek işin esası incelendi.
Davacı talebi: Ağustos-Eylül-Ekim ayları kirası 300.000.000 lira ve 80.000.000 lira Eylül-Ekim aylarına ait yönetim giderinin tahsili amacıyla yürütülen icra takibine vaki itirazın iptali ile ayrıca takipte istenilmeyen Ağustos ayı yönetim gideri olan 40.000.000 lira alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Her ne kadar davalı talebi aynı hukuksal nedenden doğmakta ise de taleplerden biri itirazın iptali ve diğeri ise alacak istemine ilişkindir. Burada HUMK 3/V. maddesi hükmü birden fazla müddeabihin bir dava dilekçesi ile istenmesi hali içindir.
Somut olayda davacı talebi iki ayrı dava konusunu teşkil etmektedir. Zira taleplerden biri itirazın iptali diğeri alacak istemine ilişkindir, dava değerleri ayrı ayrı Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiğinden mahkemece işin esası hakkında karar verilmek gerekirken görevsizlik kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.
Kabule göre de; davalı kendisini vekille temsil ettirmediği halde davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy