(4721 S. K. m. 176) (HGK. 21.02.2001 T. 2001/2-162 E. 2001/185 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, önceki tedbir ve iştirak nafakasının artırılması ve tedbir nafakasının boşanma sonucu eş için yoksulluk nafakasına dönüştürülmesi istenilmiş; mahkemece, iştirak nafakası yönünden istem kabul edilmiş, sair istemler yönünden talep reddedilmiştir.
Tarafların boşanmasına ilişkin karar 18.3.2002 tarihinde kesinleşmiş olup, işbu dava henüz boşanma hükmü kesinleşmeden 1 ay önce açılmış, önceki tedbir nafakası da yaklaşık iki yıl önce hüküm altına alınmıştır. Boşanma davasında, yoksulluk nafakası isteminde bulunulmadığı gibi, boşanmaya ilişkin kararda da yoksulluk nafakası yönünde bir hükme yer verilmemiştir. Dolayısı ile boşanma hükmünün temyiz incelemesinde de bu bakımdan bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durumda, henüz boşanma hükmü kesinleşmediğine göre yaklaşık 2 yıl önce takdir edilen tedbir nafakasının hakkaniyete uygun şekilde boşanma kararının kesinleşmesine kadar artırılması ve ayrıca boşanmakla davacı eşin yoksulluğa düştüğü dul yetim aylığının da yoksulluğu ortadan kaldırmayacağı (HGK'nun 21.02.2001 gün 2001/2-162 E. 2001/185 K.) boşanmada davacı eşin kusurlu olmadığı böylece yoksulluk nafakası isteme koşullarının davacı eş lehine gerçekleştiği gözetilerek yoksulluk nafakası takdiri gerekirken bu yöndeki istemlerin tümüyle reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy