(2004 S. K. m. 67) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Dava dilekçesinde 160.000.000 lira alacak için takibe vaki itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının davacı şirkete ait sürücü kursuna kayıtlı olduğunu, 160.000.000 TL üzerinden anlaşma yapıldığını, borcun ödenmemesi nedeniyle tahsili için başlatılan takibe davalının haksız itirazının iptalini istemiştir.
Davalı, kurs ücretini peşin olarak ( 70.000.000 TL ) kurs müdürüne ödediğini, borcu bulunmadığını savunmuş, şirket müdürünün yemine davet edilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmektedir.
Kanun aksini emretmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispatla yükümlüdür. ( M.K.mad.6 )
Olayımızda ispat yükü sözleşmeyi kabul etmekle birlikte, 70.000.000 TL olarak anlaştıkları ücreti ödediğini iddia eden davalı tarafa düşmektedir. Mahkemece, ispat külfeti kendisine düşen davalıya, iddiasını doğrulayan ödeme ile ilgili yazılı bir belgenin bulunup bulunmadığı sorulmalı; şirket müdürüne yemin teklif etme hakkı da hatırlatılarak kendisine savunmasını ispat etme imkanı tanınmalıdır.
Mahkemece, davalının beyanından sonra, ispat külfetinin davalıya geçtiği gözardı edilerek, davacının davasını ispat edemediğinden bahisle davayı reddetmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy