(3091 S. K. m. 2)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi ve 3.000.000.000 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, Uşak Merkez Paşacıoğlu Köyü 46 P.sayılı taşınmaz maliki olduğunu, komşu taşınmaz maliki davalılar ile müşterek kullandıkları çeşmeyi davalıların ileriye taşımak suretiyle kendi istifadelerine sunmaları sonucu yeni çeşmeden su kullanamadığından, bahçesini sulamasını davalıların bu şekilde senelerden beri engelleyerek zarar görmesine sebebiyet verdiklerinden, çeşme ve suya vaki müdahalenin önlenmesini, ayrıca 3.000.000.000 lira zararın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, 1980 yılında yaptıkları çeşmeden sonradan taşınmaz satın alan davacının da yararlandığını, ancak 1999 yılında Köy Hizmetlerinin yol genişletme çalışmaları nedeniyle çeşmenin yıkılması üzerine köy muhtarının göstermesi ile 50 m. ileriye yeni çeşmeyi inşa ettiklerini, davacının masraflara katılmayı reddettiğini, suyu patlatıp kullanmasının ise Valilik men kararı ve Sulh Ceza Mahkemesine açılan dava ile önlendiğini, boru ile su almasına karşı olmadıklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların çeşmeyi inşa etmek ve buradan davacının su almasını engellemek yolundaki müdahalelerinin men'ine, 2003 yılı için 1.127.493.216 lira tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre; tarafların müşterek kullandıkları çeşme 1999 yılında Köy Hizmetlerinin yol genişletme çalışmaları nedeniyle 10.9.1999 tarihli Köy İhtiyar Heyeti Kararı ile yıktırılmış, davalılar tarafından 60 m. ileriye muhtarın gösterdiği yere yeni çeşme yaptırılmış, davalının su borusuna müdahalesi ise 9.10.2000 tarihinde davalı Mehmet'in Uşak Valiliğine müracaatı üzerine 13.10.2000 tarih 26 S.kararla 3091 SY. nın 2.maddesine göre men edilmiştir. Valiliğin ihbarı üzerine davacı hakkında Sulh Ceza Mahkemesinde umuma ait suyoluna tecavüz suçundan kamu davası açılmış, suyun umuma ait olmadığı, suda hakkı olan şahısların hakkına engel olduğuna dair delil olmadığı gerekçesiyle 30.4.2003 tarihinde beraatına karar verilmiş, davacı tarafından 18.9.2003 tarihinde bu dava açılmıştır.
Ayrıca tarafların kabulüne göre, çeşme suyu müşterek, çeşme ayağından akan su ise birer gün dönüşümlü olarak davacı ve davalılar tarafından sulamada kullanılmaktadır. Tanık beyanlarına göre ise, yeni çeşmeden davalının su kullanımı davalılarca engellenmemekte, ancak çeşmenin yerinin değişmesi nedeniyle davalının havuzuna su taşınması için boru takılması gerekli olup, bu borunun alınmasını davalılar kabul etmediğinden davacı suyu kullanamamaktadır.
O halde, davalıların çeşme yerini Köy İhtiyar Heyeti kararı ile değiştirmeleri dışında davacının çeşme suyunu kullanmasına müdahaleleri saptanmadığı, davacının suyu kullanamamasının yetkili mercii kararlarından kaynaklandığı, ayrıca davacının süresinde müdahalenin men'i için dava açarak tedbiren hortum ile götürme talebinde bulunmamakla zararın doğumuna kendi kusurlu davranışı ile sebep olduğu anlaşılmakla davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy