(2709 S. K. m. 73) (1136 S. K. m. 164)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde müdahalenin önlenmesi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları mahfuz kalarak 300.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Davalı (karşılık davacı) süresinde verdiği karşılık dava dilekçesinde ise; dava konusu dairede yapılan harcamalar nedeniyle 20.980.000.000 lira değer artışı meydana geldiğini ileri sürerek davacı (karşılık davalıdan) tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece davanın ve karşılık davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm süresinde davacı (karşılık davalı) tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı (karşılık davalı) dava dilekçesinde; maliki olduğu 56-57 nolu dairlerin davalı tarafından haksız işgal edildiği nedeniyle 7.7.2000-6.10.2002 dönemi için 300.000.000 lira ecrimisilin faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı (karşılık davacı) karşılık dava dilekçesi ile; dava konusu daireleri dava dışı müteahhitten satın aldığını ve dekorasyon için 17 000 000 000 lira masraf yaptığını ayrıca 980.000.000 lira vergi ve harç ödediğini, yine dava konusu dairelerin müteahhide ait olması nedeniyle diğer dairelere göre daha üstün vasıfta olduğunu ileri sürerek bunun karşılığı 3.000.000.000 lira olmak üzere toplam 20.980.000.000 liranın davacı (karşılık davalıdan) sebepsiz iktisap hükümlerine göre tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın ve karşılık davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş olup, hüküm süresinde, davacı (karşılık davalı) tarafından temyiz edilmiştir.
Sebepsiz iktisap; bir edimin ifasıyla veya başka bir yolla bir zenginleşmenin, geçerli bir nedene dayanmaksızın, başkasına ait şeyler sayesinde gerçekleşmesidir. Fakirleşme ile zenginleşme olguları arasında bir neden-sonuç ilişkisi aranacaktır. Sadece hayatın olağan akışı bakımından gerçekleşmesi normal karşılanacak zenginleşmeler değil, en beklenmedik ve istisnai şekilde de olsa, fakirleşme karşılığı gerçekleşen tüm zenginleşmeler iade borcu kapsamına girecektir.
Uyuşmazlık; dava dışı yüklenicinin cazip koşullarla satabilmek için üstün nitelikli olarak inşa ettiği daireyi haricen satın alan davalının (karşılık davacı) bu üstün malzeme ve işçilik bedelini arsa maliki davacı (karşılık davalıdan) isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda; davacı(karşılık davalı) ile dava dışı yüklenici arasında görülen Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/547-1095 sayılı dosyasında dava konusu 56-57 nolu dairelerin davacıya ait olduğuna karar verilmiş olup, 7.7.2000 tarihinde kesinleşmiştir. Bu dosyada inşaatın ve dava konusu dairelerin tüm nitelikleri incelenmek suretiyle Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğince davacı (karşılık davalıya) ait olduğu saptanmıştır.
Bu durumda davalı (karşılık davacının), dava konusu dairelerin yüklenici (müteahhit) tarafından diğer dairelere göre üstün vasıfta yapıldığından ötürü bunun karşılığı 3.000.000.000 lira istemesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Mahkemece, karşılık davada ki bu yöne ilişkin istemin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de;
Anayasa'nın 73.md. "vergi resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir ve kaldırılır" düzenlenmesini getirmiştir. Vergi yükümlülüğünün yasayla düzenlenmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 21.maddesi "bu tarifede yer alan ücretlere 3065 sayılı Kanun hükümleri gereği Katma Değer Vergisi ayrıca ilave edilir." düzenlemesini getirmiş ise de bu düzenlemenin "Yasa" metin olmadığı ve verginin yasallığı ilkesine aykırı şekilde takdir edilen vekalet ücretine KDV uygulanması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)