(1086 S. K. m. 275, 281) (4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 5.390.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ( 2.935.000.000 TL ) cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, ( V. Bölge Müdürlüğü ), Üsküdar Çengelköy Kuleli Caddesinde bulunan 4 parselin maliki oldukları halde davalının hiçbir akdi, kanuni sebebe dayanmaksızın ev ve bahçe yapmak suretiyle kullanımından ötürü 1.8.1996-31.8.2000 tarihleri arasında tahakkuk eden 5.390.000.000 lira işgal tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece 25.4.2003 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 2.935.000.000 liranın tahsiline karar verilmiş olup hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK 275 ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.
Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HUMK 281. maddesine göre, bilirkişi raporu Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davaya konu 4 parselin Üsküdar-Beykoz sahil yolunu oluşturan Kuleli Caddesi üzerinde bulunduğu, caddenin sahil tarafı yeşil alan olarak düzenlendiğinden ""Kapanmaz Boğaz manzarasına"" sahip olduğu belirtilmiştir.
İşgal zararı, gelir getirebilecek bir yerin haksız işgali nedeniyle malikin o yerden olağan biçimde yararlanmaması yüzünden mal varlığındaki artışa engel olmaktır. Bu engel olmanın sağladığı mal varlığına girmeyen çoğalma en az kira en çok da tam gelir yoksunluğu olarak değişebilir.
Somut olayda; bilirkişi raporunda emsal değerlendirilmesi yapılmadan bedel belirlenmiştir. 1996 yılı için belirlenen aylık 20.000.000 liraya TEFE uygulanarak gelinmiş ise de günümüz ekonomik koşulları ve gayrimenkulün özellikleri dikkate alındığında oldukça düşük bulunmuştur.
Mahkemece, yukarıda anlatılanlar ışığında bir incelemeye dayanan bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmelidir. Emsal incelemesi ve gayrimenkulün özelliklerine göre bir araştırma yapılmadan düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy