(4721 S. K. m. 4, 176/4, 182)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, önceki iştirak nafakasının yetersiz kaldığı ileri sürülerek artırılması istenilmiş; mahkemece, en son nafaka artırımı yapılan 02.10.2002 tarihli kararın kesinleşmediği, kesinleşmemiş karar üzerinden nafaka artırım davasının açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Oysa, nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Nitekim ilk dava tarihi ile bu davanın açıldığı tarih arasında 2 yıla yakın bir süre geçmiştir. Bu süre içerisinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları değiştiği gibi, çocuğun yaşı ve ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır.
O halde mahkemece, son nafaka artırım kararının kesinleşmemiş olmasının yeni dava açılmasına engel olmayacağı dikkate alınarak, küçüğün yaşı, eğitim düzeyi ve ihtiyaçları ve davalının mali gücü doğrultusunda "hakkaniyete" uygun bir miktarda nafaka artırımına hükmedilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy