(4721 S. K. m. 715)
Dava: Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı tutularak 100.000.000.000 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Dava dilekçesinde Belediyenin sınırları içinden çıkan suyun davalı Yeşilova Grup Köyleri İçme Su Birliği Başkanlığı tarafından haksız olarak kullanıldığı iddia edilerek beş yıllık kullanım karşılığı tazminat talep edilmiş, mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiştir.
Mahkemece yapılan keşif sonunda alınan bilirkişi raporunda dava konusu suyun debisinin 53 lt/sn olduğu, İçmesuyu Tahsis ve Tevzi Komisyonunun 23.08.1962 tarih ve 52 sayılı tahsis kararında ise toplam debinin 400 lt/sn olup bunun 35 lt/snlik kısmının Davalı Birliğe tahsis edildiği anlaşılmaktadır.
TMK.nın 715. maddesinde yararı kamuya ait suların özel mülkiyete konu olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Dava konusu suyun miktarı ve kullanma amacı dikkate alındığında yararı kamuya ait genel sulardandır.
Genel sulardan ise öncelik hakkı ihlal edilmemek koşuluyla herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Davacı Belediye, su üzerinde mülkiyet hakkının varlığını iddia ederek bu davayı açmış ise de, yukarıda anılan yasal düzenleme karşısında nizalı suyun özel mülkiyete konu edilemeyecek sulardan olduğunun kabulü gerekir.
İçmesuyu Tahsis ve Tevzi Komisyonunun 23.08.1962 tarih ve 52 sayılı kararı ile nizalı suyun bir kısmının Davalı Birliğe 21 köyün içmesuyu ihtiyacını karşılamak üzere tahsis edildiği ve bu amaca uygun olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı su üzerinde öncelikli kullanım hakkının varlığını bu hakka davalının bir müdahalesinin olduğunu iddia ve ispat etmiş de değildir.
O halde mahkemece suyun özel mülkiyete konu olamayacağı dikkate alınmadan Davalı Birliğin kullandığı suya Davacı Belediyenin abonelerine uygulamış olduğu tarife uygulanmak suretiyle bulunan bedele hükmedilmiş olması doğru değildir.
Kabul şekline göre de; Davalı Birliğe halen geçerli olan idari bir kararla tahsis edilen 35 lt/snlik kısmın da bedeline hükmedilmiş olması ve 8.8.2001 tarihli bilirkişi raporunda Davalı Birliğe ait kaptajın Davacıya ait taşınmaz içinde kaldığı belirtilmiş suyun kaynağının bulunduğu yerin gösterilmemiş olmasına rağmen kaynağın davacıya ait taşınmazda olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy