(4721 S. K. m. 169, 196)
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile müvekkilinin kendisi ve oğlu için Fatih 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/776 sayılı dosyası ile aylık 50'şer milyon lira nafakaya hükmedildiğini, günün ekonomik koşullarında bu miktar nafakanın ihtiyaçlarını karşılamadığını iddia ederek; nafakanın artırılarak toplam 1.000.000.000 liraya çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; ...toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların halen aynı evde birlikte karı-koca olarak yaşadıkları, ayrı yaşama söz konusu olmadığından, sübuta ermeyen davanın reddi gerekmiştir, gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Fatih 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/776 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davalı (koca) tarafından, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle, boşanma davası açıldığı; mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın taraflara tebliğ edilmediği dolayısıyla kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Davada; boşanma davasında ara kararı ile davacı (kadın) ve müşterek çocuk lehine hükmedilen aylık 50 'şer milyon lira tedbir nafakasının, artırılması istenilmektedir.
Boşanma davası açılmakla (TMK'nın 169. maddesi) davacı (kadın) ayrı yaşamaya hak kazanmıştır. Açılmamış sayılmasına ilişkin karar kesinleşmemiş olduğuna göre, davacı kendisi ve çocuk lehine hükmedilen tedbir nafakasının artırılmasını yeni bir dava ile mahkemeden isteyebilir. Mahkemece, tarafların halen aynı evde birlikte yaşadıklarından söz edilerek istemin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Kaldı ki, eşler birlikte yaşarken de; TMK'nın 196/1. maddesi gereğince ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkının belirlenmesini mahkemeden talep edebilirler.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy