(1086 S. K. m. 275)
Dava: Dava dilekçesinde 379.700.000 lira borcu bulunmadığının tespiti masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, elektrik abonesi olduğu kurumca, bütün borçlarını süresinde ödemesine rağmen kaçak ve usulsüz elektirk kullandığına ilişkin tespit tutanağı ile tahakkuk ettirilen ve 379.700.000 lira meblağlı olarak düzenlenen fatura nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, duruşmalara gelmemiş, yazılı beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, davacının tükettiği bedelin aylar itibarıyla birbirine yakın olduğu, mahallinde kaçak kullanımın tespit edilmediği, sayacın yerinden alınarak tamir ve bakım istasyonuna gönderildiği, oradaki bilgiler ışığında kaçak elektrik kullanma tutanağı düzenlendiği, istasyona çok sayıda sayaç gelebileceği ve birbirleriyle karıştırılabileceği, gerçek verilere dayanılmadan fatura tahakkuk ettirildiği, kanıt külfetinin davalıya düştüğü ve bu yönüyle kanıtlayamadığı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilerek; mahkemece Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği uyarınca, mevcut ise sayaç ve şahsın abone dosyası da bilirkişiye tevdi edilmek suretiyle, kaçak elektrik kullanıp kullanmadığının tespiti gerekirken, hakimin şahsi bilgisi ve yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy