(1086 S. K. m. 74) (4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 350.000.000.000 liranın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması taraf vekillerince tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vek.Av.Sema Göktürk geldi. Karşı temyiz eden Davacı vek.Av. Zafer Bahçekapılı geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde davacıya ait taşınmazın 32.846 m2'lik kısmını davalının işgal ettiği ayrıca taşınmaz etrafında bulunan beton çite zarar verildiği iddia edilerek, haksız işgalden dolayı ecrimisil, taşınmazın eski hale getirilmesi için gereken masraf ve beton çite verilen zarar karşılığı olarak toplam 350 milyar liranın tahsili talep edilmiş mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiştir.
1-ECRİMİSİL TALEBİ YÖNÜNDEN;
Davacı kendisine ait taşınmazın 32.846 m2'lik kısmını davalının dereden getirmiş olduğu taş ve molozu döküp üzerine depremzedeler için konteyner koymak suretiyle işgal ettiğini ileri sürerek 1999-2004 yılları için ( 2004 yılı dahil ) ecrimisil talep etmiş, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre talep edilen dönem için ecrimisile hükmedilmiştir.
A-Ecrimisil kötüniyetli şagilin taşınmazı işgal ettiği dönem için ödemek zorunda olduğu tazminat miktarı olup, en azı kira geliri en çoğu da tam kar mahrumiyetidir. Bu nedenle ecrimisil hesabı yapılırken davacıların taşınmazı ötedenberi mutad olarak kullanma biçiminin dikkate alınması gerekir.
Dinlenen tanıklar davacıların hayvan besiciliği yaptıklarını ve nizalı taşınmaza hayvanlara yedirmek için yonca ve mısır ektiklerini beyan etmişlerdir. Yapılan keşif sonunda alınan bilirkişi raporunda keşif tarihinde de davacıların bu işi yapmaya devam ettikleri açıklanmış ancak ecrimisil hesabı mısır-buğday ve patates münavebesine göre yapılmıştır.
Taşınmazın mutad kullanma biçimini dikkate almadan ecrimisil hesabı yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması;
B-T.C. Düzce Valiliği İl Kriz Merkezinin 13.10. 2004 tarihli yazılarında nizalı taşınmazda bulunan konteynırların 10.10.2002 tarihinde kaldırılarak taşınmazın boşaltıldığı bildirilmiştir.
Taşınmazın işgalden sonraki mevcut halinin mutad kullanma biçimine uygun olarak kullanmaya elverişli olmadığı anlaşıldığından, eski hale getirmek için gereken makul süre bilirkişi marifetiyle tespit edildikten sonra bu tarihe kadar olan süre için ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, bu hususta inceleme yapılmadan hüküm kurulmuş olması;
C-Dava dilekçesinde ecrimisil alacağının tahsili talep edildiği halde, alacak miktarının tespiti ile yetinilmesi;
D-Kabul şekline göre de; ecrimisil davalarının haksız fiil benzeri davalar olduğu ve dava tarihinden sonrası için ecrimisile hükmedilemeyeceği göz ardı edilerek, dava tarihinden sonrası için de ecrimisile hükmedilmiş olması ve HUMK'nun 74.maddesine aykırı olarak talep edilen ecrimisil miktarından fazlasının karar altına alınmış olması usul ve yasaya aykırıdır.
2-ESKİ HALE GETİRME İÇİN TALEP EDİLEN TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
Dava dilekçesinde nizalı taşınmaza dökülen taş ve molozun yerinden kaldırılarak eski hale getirme için tazminat talep edilmiş olup, mahkemece taşınmazda meydana gelen değer kaybına hükmedilmiştir.
Taşınmaz maliki haksız eylem nedeniyle uğramış olduğu zarar karşılığının tamamını karşı taraftan isteyebilir. Bu nedenle davacıların taşınmazın eski hale getirilmesi için gereken gideri de talep etmekte hakları vardır.
O halde mahkemece özellikle davalı tarafın alınan bilirkişi raporuna 18.06.2004 tarihli dilekçe ile itiraz etmiş oldukları da dikkate alınarak bu istem hakkında gereken araştırma ve inceleme yapılarak varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekir.
Eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy