(1086 S. K. m. 288)
Dava: Dava dilekçesinde 9.000.000.000 TL. ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; Muğla İli Ortaca İlçesi Köyiçi mevkii 199 ada 4 ve 5 parselde kain taşınmazın müvekkiline ilişkin olduğunu, davalıların ise bitişikte bulunan 6 parselin üzerinde kurulu akaryakıt istasyonunu 1994 yılından bu yana kiralayarak işlettiklerini, davalıların yalnızca 6 no.lu parseli ve üzerindeki akaryakıt istasyonunu kiralamış olmalarına karşın 4 ve 5 no.lu parselin üzerinde bulunan konut ve işyerleri ile araziyi de işgal ettiklerini, işgallerinin haksız olduğunu iddia ederek; toplam 9.000.000.000 TL. ecrimisilin işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların tamamı davacının babasına ilişkin iken, 1983 yılında 15 yıl süreyle akaryakıt istasyonu olarak petrol ofisine intifa hakkının devredildiğini, henüz bu süre dolmadan taşınmazları davacının babası oğulları üzerine devrettiğinden, 1994 yılında vekaleten müvekkillerine kiralandığını, sözü edilen yerin akaryakıt istasyonunun idare binası olduğunu, 1994 yılından beri kullanıma hiç ses çıkartılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; ...hem 1992 günlü kira sözleşmesi hem de tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmeye konu taşınmazın akaryakıt benzin istasyonu ile eklentilerinin bulunduğu yere ilişkin olup bu yerinde 199 ada 6 parsel ile birlikte üzerinde akaryakıt istasyonunun idare binasının, elektrik panolarının vs. bulunduğu istasyonun faaliyeti için zorunlu yapının bulunduğu aynı ada 5 parsel numaralı taşınmaz olduğu anlaşılmıştır. Kira sözleşmesinin böylece 5 ve 6 parsel numaralı taşınmazlar üzerindeki akaryakıt benzin istasyonu ve eklentilerine ilişkin olup davalıların 5 parsel numaralı taşınmazdaki tasarrufunun da 01.04.1994 de kurulan kira ilişkisine dayandığı kanaati ile 5 parsele yönelik tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. gerekçesiyle 5 parselle ilgili davanın reddine, 4 parselle ilgili davanın ise, kısmen kabulü ile; 408.200.000 liranın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasal gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, 5 no.lu parselle ilgili taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü davalı tarafın dayandığı dosya içinde mevcut olan kira sözleşmesinin yorumuna bağlıdır.
Kira sözleşmesi; 1 Nisan 1994 başlangıç tarihli, 8 yıl süreli olup; kiracısı, Özer Manavoğlu ve Zühra Manavoğlu; kiralayanı ise, Kazım Seyhan Türkmen'e vekaleten Tahsin Türkmen'dir. Sözleşmede kiralananın, Muğla ili, Ortaca ilçesi, 199 ada 6 parsel s. 3.287.90 m2'lik taşınmaz üzerinde faal akaryakıt istasyonu olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu 5 parsel no.lu taşınmaz davacı Kemal Gürsel Türkmen adına tapuda kayıtlıdır.
Görüldüğü üzere, davacı dayanılan kira sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi, kira sözleşmesinde de açıkça 6 parsel s. taşınmazın kiraya verildiği yazılıdır. Yazılı bir belgenin aksi yine yazılı bir belge ile ispat edilebilir. Kira sözleşmesinde; her ne kadar faal akaryakıt istasyonu denilmiş ve istasyonun idare binasının 5 parsel üzerinde bulunduğu anlaşılmış ise de; 5 parsel malikinin sözleşmede taraf olmayışı ve sözleşmede de açıkça kiralananın 6 parsel s. taşınmaz üzerindeki faal akaryakıt istasyonu olduğunun belirtilmesi karşısında, bu ifadenin (faal akaryakıt istasyonunun) 6 parselle sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Aksi takdirde (bu sınırın genişletilmesi durumunda); kira sözleşmelerinin (yazılı bir belge olarak) ispat vasıtası olma özelliği ortadan kalkmış olur.
Mahkemece, yazılı kira sözleşmesinin aksinin yine yazılı bir belge ile kanıtlanması gerektiği düşünülmeksizin, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde (5 parselle ilgili) ecrimisil isteminin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 27.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy