(1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde satış vaadi sözleşmesinin iptali ile tapuda ferağa icbar ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece satış vaadi sözleşmesinin iptaline ilişkin davanın kabulü ile tapuda ferağa icbar davasının reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı (karşı davacı) tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, davacının gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazdaki hak ve hissesinin tamamını, taşınmazın borçlarının ödenmesi karşılığında, davalıya satmayı vaad ettiğini, ancak davalının sözleşmeden doğan edimini yerine getirmediğini beyan ederek, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise davacı aleyhine açtığı dava ile, davacının taşınmazı, satış vaadi sözleşmesi ile satmasına rağmen, tapuda ferağ vermediğini beyan ederek gayrimenkulün adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş ve bu iki davanın birleştirilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptaline ilişkin davanın kabulüne ve ferağa icbar davasının reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, taraflar arasında imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde satış bedeli 250.000.000 Tl olarak gösterilmesi de, sözleşmede ek yükümlülük olarak alıcı (davalı), satıcının (davacı) taşınmaza ilişkin Toplu Konut İdaresine olan borçlarını ödeme konusundaki yükümlülüklerini üstlenmiş olup, dosya kapsamına göre de müddeabihin değeri 400.000.000 TL'nin üzerindedir.
HUMK'nun 8. maddesi gereğince, kural olarak miktar veya değeri 400.000.000 TL'yi geçmeyen davalar için Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Miktar veya değeri 400.000.000 TL'den fazla olan davalar ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girer.
O halde mahkemece, müddeabihin değeri 400.000.000 TL'nin üzerinde olup davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılacağı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy