(1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde 2.500.000.000.- Lira borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin davalıya ait taşınmazda kiracı olarak oturduğunu, davalının davacı aleyhine 2.500.000.000.- Lira tutarındaki kira alacağının tahsili amacı ile icra takibi yaptığını beyan ederek, davacının davalıya 2.500.000.000.Lira kira borcunun bulunmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, kira borcunun bulunmadığının tespiti talebine ilişkindir. Miktar ve değere bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinin bakacağı dava ve işler HUMK'nun 8. maddesinde açıklanmıştır. Davacının isteği, bu dava ve işlerden hiçbirisine dahil olmadığından, sulh hukuk mahkemesinin görevi söz konusu değildir. Davaya konu edilen müddeabihin değeri dikkate alınarak, davaya asliye mahkemesinde bakılacağı gözönünde tutularak ( sulh mahkemesince ) görevsizlik kararı verilmesi zorunlu iken, işin esası hakkında hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy