(506 S. K. m. 121,) (2004 S. K. m. 83)
Dava: Dava dilekçesinde 4.500.000.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, borcu bulunmadığı halde emekli maaşına el konularak ödenmemesinin yasaya uygun olmaması (haczedilemezlik) nedeniyle 1.1.2003 tarihinden 13.1.2004 tarihine kadar alamadığı maaşının ödeme tarihinden itibaren faizi ile tahsilini, ayrıca Türkiye İş Bankası A.Ş. Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığında birikmiş aidat ve ikramiyelerine de el konulduğu halde borcundan düşülmediği için bu hakkına karşılık şimdilik 500.000.000 liranın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kalan borcu nedeniyle borç ödemekten aciz belgesi alındığından, kalan alacakları için takas hakkı kullanılarak davacının maaşı ile alacaklarına el konulduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, borç ödendiği halde emekli maaşı ve alacaklara el konulduğu gerekçesiyle davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında görülen Gemlik Asliye Hukuk mahkemesinin 2003/34-736 sayılı davasında; davacının borcu nedeniyle 31.12.2002 tarihine kadar olan emekli maaşının ¾ nün SSK.nun 121. ve İİK.nun 83/a maddeleri uyarınca haczedilemeyeceğine karar verilmiş ve hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
O nedenle; davacı hakkındaki icra takip dosyaları ile borç ödemekten aciz vesikaları ve kesinleşen hükme göre davalının alacaklı olup olmadığı ve alacak miktarı bilirkişi incelemesi ile belirlenmeden ve haczedilmezlik iddiası araştırılmadan eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Ayrıca, davalı vekilinin 9.1.2004 tarihli maaşa el konulmadığı yönündeki itirazına rağmen bu hususun tartışılmaması da doğru değildir.
Bunun yanında, munzam sandık Vakfında biriken 720.879.098 lira aidatın temlikname uyarınca davalıya alacaklarına karşılık devredilip devredilemeyeceğinin ve davacının kabulü doğrultusunda maaşın ¼ ne el konulup konulamayacağı hususlarının düşünülmemesi de usul ve yasaya uygun değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy