(4721 S. K. m. 683, 688) (1086 S. K. m. 337)
Dava: Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak toplam 6.692.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, kök muristen intikal eden taşınmazın davalı paydaşlarca haksız kullanım nedeni ile 1.1.97 - 31.7.2001 tarihleri arası gerçekleşen ecrimisilin tahsili istenilmiş; mahkemece davanın kabulü şeklinde hüküm kurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, ( kural olarak ) paydaşlar intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men ise yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir.
Somut olayda kök muristen intikal ettiği ileri sürülen zemin ( 2 dükkan ) + 4 kat daireden oluşan taşınmaza ilişkin olarak, 1.1.97-31.7.2001 dönemleri arası toplam 6.692.000.000 TL ecrimisil istenilmiş; mahkemece istem tarihleri itibariyle intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususu irdelenmeden karar verilmiştir. Nitekim dosyada 26.1.2001 tarihinde davalılara tebliğ edilen ihtarın dışında yazılı belge bulunmadığı gibi, ispat yönünden ( dava dilekçesinde her türlü delile dayanıldığı gözetilerek ) davacıların yemin teklif etme hakları da hatırlatılmamıştır.
Diğer taraftan dava konusu parsel üzerindeki binanın davalılarca yapıldığı ve harici taksim yapılarak kullanıla geldiği savunulduğu halde buna ilişkin davalı delilleri toplanıp değerlendirilmemiştir.
Eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Kabule göre de, ( intifadan ) men gözetildiğinde ihtarnamenin tebliği ( 26.1.2001 ) ile 31.7.2001 tarihleri arasında 6 ay 4 gün için ecrimisil hesaplanması gerekirken 7 ay üzerinden fazla ecrimisil tespiti doğru görülmemiştir.
Ayrıca davacı tarafın toplam ecrimisil istemi dikkate alındığında, talep kısmen kabul edilmiş olmasına rağmen davanın kabulü şeklinde hüküm kurulup buna göre yargılama giderinin saptanması da isabetli bulunmamıştır.
Mahkemece; dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın davalılar tarafından yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, binanın davalılarca yapıldığı saptanır ise sadece arsa üzerinden ecrimisil hesaplanmalı aksi takdirde şimdiki gibi dükkan ve daire olmalarına göre ecrimisil belirlenmelidir.
Ayrıca tüm paydaşların katılımı ile harici bir taksimin yapılıp yapılmadığı ve bu taksim anlaşmasının hangi tarihte bozulduğu tespit edilip buna göre ecrimisil başlangıç tarihi saptanmalıdır.
Bunlara ilaveten intifadan men yönünden taraf delilleri toplanmalı gerekirse davacı tarafın yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy