(1086 S. K. m. 438)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki elatmanın önlenilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Duruşma talebi HUMK 438. maddesi ve miktar itibariyle reddedilerek işin esası incelendi.Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar kadimden beri sulama ve kullanma suyu olarak kullandıkları suya davalılarca elatıldığından bahisle suya vaki elatmanın önlenilmesini istemiştir. Mahkemece suya ve arka elatma olmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm dairemizce bozulmuş olup bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri tam ve uygun olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Davaya konu su genel sulardan olup, genel sulardan kadim ve öncelikli yararlanma hakkına uyma koşuluyla herkes yararlanabilir. Bu sudan ise; davacılar, davalılar ve dava dışı 3. kişilerin yararlandığı hususu çekişmesizdir. Suyun kadim kullanma ve faydalanma biçimi değiştirilemez. Bu nedenle sonradan sulamaya açılan yerler dolayısıyla vaki ihtiyaç artırımları dikkate alınmayacaktır. Nitekim keşifte dinlenilen tanık Bekir Genç "önceden davalıların kayısı bahçeleri yoktu buğday vs. ekiyorlardı, sonradan davalılar kayısı ekti o nedenle su aşağılara kavuşmuyor" şeklinde beyanda bulunmuş olup ziraat bilirkişisi ise raporunda civardaki tüm ağaçların 10-16 yaş civarında olduğunu belirtmiştir. Önceki bozmada vurgulandığı gibi davacıların köy hizmetlerince havuz yapılmadan önce Suğul deresinden gelen arktan ne şekilde ve ne miktarda yararlandığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde araştırılmalıdır.
Bu bağlamda: dosyaya ibraz edilen 12.09.1962 tarihli köy ihtiyar heyeti karar örneği mahalline uygulanmak suretiyle yazıldığı ve davacının iddia ettiği şekilde kullanma hakkının olup olmadığı araştırılmalıdır. Anlatılanlar ışığında inceleme yapmak suretiyle kullanma hakkının varlığı tespit edilmeksizin yazılı olduğu şekilde ve eksik incelemeyle sonuca gidilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy