(4721 S. K. m. 995)
Dava dilekçesinde 544.200.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, tapuda davacı idare adına kayıtlı taşınmazın haksız işgali nedeniyle ecrimisil istenilmiş; mahkemece, tapu kaydı ve bilirkişi raporu doğrultusunda istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kural olarak ecrimisil isteyebilmek için, dava konusu şeyin malik sıfatı ile asli zilyedi yada fer'i zilyedi bulunmak şarttır. Dolayısı ile hukuken "hak" sahibi olmayan şahsın ecrimisil talep etmesi mümkün değildir (TMK.mad.995).
Somut olayda, her ne kadar dava konusu taşınmazın kayden maliki davacı idare gözüküyor ise de, bu kayıt, İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 1973/314 E. 1981/446 K. sayılı ilamı ile iptal edilmiştir. Dolayısı ile mevcut kayıt gerçek "hak" sahibini göstermemektedir. İlamın infaz edilmemesi de davacı lehine hukuken korunan bir hak oluşturmayacaktır. Kaldı ki taraflar arasında görülüp kesinleşen İstanbul 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/320 E.-1998/564 K. sayılı ilamında da yukarıda açıklanan nedenle davacı idarenin meni müdahale ve ecrimisil istemi kabul edilmemiştir.
Böylece fer'i zilyetliği de sözkonusu olmayan Vakıflar İdaresinin ecrimisil isteme hakkı bulunmadığı ve taraflar arasında kesin hüküm bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy