(4721 S. K. m. 688, 995) (1086 S. K. m. 83)
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 2.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Davacı vekili 29.9.2003 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş, 2.300.000.000 lira ecrimisilin hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların murislerinden (anne ve babalarından) kalan taşınmazı ilk murisin (babanın) 1997 tarihinde ölümünden itibaren tek başına davalının kullandığı iddia olunarak, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak koşuluyla iki milyar lira ecrimisilin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 29.9.2003 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiş, 2.300.000.000 lira ecrimisilin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Ecrimisile konu edilen taşınmazda taraflar paydaştır. Paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de; ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Somut olayda, davacı tarafından davalıya çekilen ihtarname 24.4.1998 tarihlidir. İhtarnamenin davalıya tebliği tarihinden itibaren intifadan men şartının gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, murisin (babanın) ölüm tarihinden itibaren ecrimisil hesabı yapılması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, tapu kaydında taşınmazın 180/253 hissesi muris Mehmet Ali'ye, 73/253 hissesi muris Gülizar'a ait bulunmaktadır. Muris Gülizar 26.6.2001 tarihinde vefat etmiş olduğuna göre, ecrimisil hesabının; 26.6.2001 tarihine kadar geçen süre için sadece, davacının murisi Mehmet Ali'den intikal eden hissesi esas alınarak, bundan sonrası için de her iki muristen intikal eden hissesi esas alınarak yapılması gerekmektedir. Bilirkişilerin ½ pay esasına göre yaptıkları hesaplama doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy