(4721 S. K. m. 4, 176)
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada önceki yoksulluk nafakasının yetersiz kaldığı belirtilerek artırılması istenilmiş; mahkemece, artırılması istenen nafaka karar tarihinden bu dava tarihine kadar 6 aylık bir süre geçtiği bu zaman içinde tarafların sosyo-ekonomik koşullarında bir değişiklik olmadığı, davacının aldığı nafaka ve emekli maaşı ile normal yaşamını sağlayabileceği ve de nafakanın artırılmasının davalıyı ekonomik olarak sıkıntıya sokabileceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, TMK'nun 176. maddesi uyarınca irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde artırılıp azaltıla da bilir.
Yasada nafakanın artırılabilmesi için kesin bir zaman diliminin geçmesi aranmamıştır. Ayrıca her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilecektir.
Somut olayda artırılması istenen önceki nafaka 14.6.2002 tarihindeki koşullara göre verilmiş olup, işbu davanın açıldığı 13.6.2003 tarihine kadar geçen bir yıl içinde tarafların sosyal ve ekonomik koşullarında değişme ve gelişme olduğu açıktır. Bunun aksinin düşünülmesi hayatın olağan tecrübelerine aykırı olup kabulü imkansızdır.
Diğer taraftan nafakanın miktarı belirlenirken TMK'nun 4.maddesinde vurgulanan "hakkaniyet" ilkesinin gözetilmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu davada olduğu gibi davacının belirli düzeyde de olsa emekli maaşı alması, sosyal güvencesinin bulunması (yoksulluğu tümüyle ortadan kaldırmıyorsa) ayrıca eşinden nafaka almasını veya var olan nafakanın artırılmasını talep etmesini engellemez. Ne var ki bu koşullarda takdir edilecek nafaka "hakkaniyet" ölçüsünde bir miktar olacaktır.
Mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler gözetilerek az da olsa nafaka artırılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken istemin tümüyle reddi isabetli bulunmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy