(4721 S. K. m. 175)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 20.11.2002 tarihli dava dilekçesi ile; 27.9.1999 tarihinde kesinleşen hükümle boşandığı davalı eşten aylık 150.000.000 lira yoksulluk nafakası tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kesinleşen hükümde hükmedilmeyen yoksulluk nafakasının sonradan istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki durumlara göre değerlendirilir.
Davacının boşanma davasını açtığı 1.7.1998 tarihinden önce bir tekstil fabrikasında sigortalı olarak çalıştığı ve 2.6.1998 tarihinde isten ayrıldığı anlaşılmakta ise de; çalıştığı yerden ayrılış sebebi sorulmadığı gibi, bu ayrılış nedeniyle tazminat vs. alıp almadığı sorulmamıştır. Ayrıca boşanma tarihinde ve sonrasında tarafların sosyal ve ekonomik durumları zabıta marifetiyle ve ilgili yerlerden sorulmak suretiyle kanaat oluşturacak nitelikte araştırılmadığı gibi, dosyada mevcut Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/70-156 sayılı dosyasında; davacı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, bu talebi kısmen kabul edilerek 1.500.000.000.-TL. maddi, 1.500.000.000.-TL. manevi tazminata hükmedilmiş olmasına göre bu husus da gözetilerek tartışılmadan, davalının gelirinin yarınsından fazlasının nafaka olarak takdiri ve tahsili doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy