(4721 S. K. m. 175, 176)
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Mahkemece Hükmüne uyulan bozma ilamı gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; 17.11.2000 tarihinde açılan bu dava ile daha önce hüküm altına alınan yoksulluk nafakasının arttırılması talep edilmiş, mahkemece nafakanın arttırılmasına karar verilmiş olmakla birlikte, davacıya yetim aylığının bağlandığı 15.7.2002 tarihinde nafakanın kaldırılması hüküm altına alınmıştır.
T.M.K.'nun 175.maddesi "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir." hükmünü getirmiştir. (MK.md.144)
T.M.K.'nun 176/3.maddesinde de yoksulluk nafakasının yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkeme kararı ile kaldırılacağı hükme bağlanmıştır.
Nafakanın yoksulluğun ortadan kalkması nedeniyle mahkemece sona erdirilebilmesi için usulüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunması gerekir. Nafaka borçlusu olan davalı tarafından bu iddia ile açılmış bir dava bulunmamaktadır. O halde mahkemece sadece nafakanın arttırılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ortada açılmış bir dava olmadan nafakanın kaldırılmasına da karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy