(1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2000/2673 E. Sayılı dosyasındaki tahliye taahhüdüne dayanan icra takibinin iptali masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 15.02.1995 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesinde bulunan tahliye taahhüdü nedeniyle, kiralanan taşınmazın tahliyesi için Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2000/2673 sayılı dosyası ile takip başlatılmış ise de, taahhüdün geçersiz olması nedeniyle icra takibinin iptalini talep ve dava etmişler, davalı davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiştir.
HUMK.nun 8. maddesinde davanın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu dava ve işler sayılmıştır.
Dava, bu niteliği itibariyle anılan maddede sayılan işlerden hiç birisine dahil değildir.
HUMK.nun 8/1. maddesinde dava tarihi itibariyle değer veya miktarı 400.000.000 lirayı geçmeyen davalara Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılacağı hükmü getirilmiştir.
Dava konusu kira sözleşmesindeki kira süresince ödenecek kira parasının miktarına göre, dava şartı olan görev hususu re'sen gözetilerek, davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esasa ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy