(4753 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 409) (4721 S. K. m. 683)
Dava: Dava dilekçesinde fazlaya ait hak saklı tutularak 11.500.000.000 TL. ecrimisil ve tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; dava konusu taşınmaz evveliyatında müvekkilinin murisi adına tapuda kayıtlı iken; 4753 s. Yasanın 11. maddesi uyarınca, davalı Mustafa İlgi'ye tevzien verilip tapuda adına tescil edildiğini, yapılan bu tevziata karşı çıkıp tapu iptali davası açtıklarını, mahkemece davalı Mustafa adına olan tapu kaydının iptal edilmesine karar verildiğini; Maliye Bakanlığına bağlı olarak çalışmakta olan Toprak Tevzi Komisyonunun yaptığı hatalı tevziat nedeniyle müvekkilinin 35 yıldır gayrimenkulünden istifade edemediğini ve bu sebeple büyük bir zarara uğradığını, ayrıca 2000 yılından beri çiftçilere verilen destekleme primlerinden de yararlanmadığını iddia ederek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 1988, 1999, 2000, 2001 ve 2002 yıllarına ilişkin ecrimisil ve tazminat toplamı 11.500.000.000 liranın faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı davasını takip etmemiş, davalılardan Mustafa İlgi vekili davayı takip edeceklerini bildirerek, davacı tarafından ispatlanmayan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı tarafından açılan davanın ispat edilemediği görüldüğünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasal gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı Mustafa İlgi yönünden yapılan temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava; hem davalı Mustafa İlgi, hem de Maliye Hazinesi adına açılmıştır. Davacı vekili, 17.12.2003 günlü duruşma oturumuna katılmamış, bir mazeret de bildirmemiştir. Davalı Maliye Hazinesi vekili biz mazeretsiz olarak davasını takip etmeyen davacının davasının müracaata bırakılmasını istiyoruz, takip etmeyeceğiz demiş, beyanını imzası ile tevsik etmiştir. Hal böyle olunca; HUMK. nun 409. maddesi gereğince, dosyanın bu davalı yönünden işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, davaya devamla davalı Hazine yönünden de esastan red kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy