(818 S. K. m. 260, 261, 262)
Dava: Dava dilekçesinde kira akdinin devam ettiğinin tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 30.9.2003 tarihli dava dilekçesi ile; 25.8.1998 tarihli kira sözleşmesi ile davalı Vakfa ait okul kantinini 1 yıl süre ile kiralamış ise de, davalının takibi sonucu 15.4.2002 tarihinde tahliyesine karar verildiğini, kira bedellerini 17 ay ödemesi nedeniyle itirazsız kabul eden ve tahliye kararını infaz etmeyen davalı kiralayan ile kira aktinin devam ettiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vakıf vekili cevabında, Ankara ilinde yaklaşık iki binin üzerinde bu şekilde kiracı bulunduğunu, bu nedenle bankaya yatan kira bedellerinin takibi ile itirazi kayıt konulmasının mümkün olmadığını, kira akdinin yenilenmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Taraflar arasında 25.8.1998 tarihinde düzenlenen kira sözleşmesi 1 yıl süreli olup, 2. maddesinde "işleticinin şartları yerine getirmesi, idare ile iyi ilişkiler içerisinde olması halinde emsallere göre kira tespit edilir. Sözleşme 1 yıllığına uzatılabilir ve bu uzatma 5 yıldan fazla olamaz" denilmiştir.
Somut olayda; 18 ay kira bedelini ödemediği iddiası ile hakkında temerrüt nedeniyle tahliye talepli takip başlatılan davacının, bu takip sonucunda kiralanandan tahliyesine hüküm verilmiştir. Dekontların incelenmesinden davacı kiracının tahliye kararından sonra da sözleşmenin ilk kuruluş yılı için belirlenen 25.000.000 lira kira bedelini artırmadan düzensiz olarak ödemeye devam ettiği anlaşılmaktadır.
O halde, kira sözleşmesinin tarafların ortak irade birleşmesi ile kurulabileceği ve sözleşmedeki hüküm nazara alındığında 5 yıllık yenileme süresinin sona erdiği, bir kısım kiraya ilişkin ödemelerin ise bankaya yapılıyor olması nedeniyle itirazsız kabul söz konusu olamayacağından davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.3.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy