(1086 S. K. m. 344) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Dava dilekçesinde 400.000.000 lira asıl alacağın tahsili için yapılan ilamsız takibe vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamı ve % 40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde, davalının satın aldığı dozer tarak bıçağı bedeli 400.000.000 lirayı ödemediği ve tahsili için yapılan ilamsız takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatının tahsili talep ve dava etmiştir.
Davalı, satın aldığı malın faturasının ibraz edilemediği için iade ettiğini ve bu nedenle borcu bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında alım satım sözleşmesi kurulduğu hususunda ihtilaf yoktur. Ancak, davalı malı iade ettiğini savunmakta olup, 21.11.2003 tarihli delil dilekçesinde "vs.delil" demek suretiyle yemin deliline de dayandığının anlaşılmasına göre, mahkemece, davalıya yemin teklifine hakkı olduğunun hatırlatılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy